Çocuk ve Gençlerde Kaygı Bozukluğu

Kaygı, erken çocukluk döneminden itibaren var olup gelişmeye devam eden; beynimizi tehlikeye karşı uyaran, tehdidi algılama ve algılanmış tehditten kaçınmayı kolaylaştırmak amacıyla uyumsal işlev sağlayan, bedensel, bilişsel ve davranışsal bileşenlerin de eşlik ettiği bir duygudur. Bazı kişilerde korku ya da kaygı yaratan duruma karşı hassasiyet daha fazladır. Aslında yakın bir tehlikenin kendisine zarar vereceğinden korkan kişinin kaygı hissetmesi beklendik bir durumdur. Ancak; kaygı var olan tehlikeden kaynaklanıyor ve tehlike ortadan kalktığında kaybolmuyorsa, günlük yaşamda işlevsellikte bozulmaya neden olacak şekilde sık ve şiddetli oluyorsa bozukluk olarak ele alınmaktadır.

Çocuk ve gençlerde Kaygı Bozukluğu, bir veya daha fazla fiziksel belirti ile birlikte, yaşamdaki pek çok konu ile ilgili olabilen inatçı ve yoğun endişe hissi ile karakterizedir. Çocuğun kendisi, ailesi ya da diğer insanların sağlık durumu, kişisel performans, sınav, sosyal alanlarda rahat olamama, ülke ya da dünya sorunları gibi çok geniş bir yelpazede yaşamın her alanına ilişkin bir veya daha fazla konuda kaygı hissi yaşanabilir. Kaygı dile getirilmeden de bedensel yakınmalar (ağrı, bulantı, titreme, terleme, uyuşma, çarpıntı, nefes darlığı vb.) ortaya çıkabilir. Örneğin; yapılan bazı çalışmalarda ergenlerde çocuklara göre daha fazla fiziksel belirti olduğu saptanmıştır.

Fizyolojik belirtiler: Korku ya da aşırı kaygı durumuna eşlik eden fizyolojik belirtiler; nefes darlığı, hızlı nefes alıp-verme, terleme, titreme, ani öfke, kalp ritminde artış, baş ağrısı, el-ayak soğukluğu, yorgunluk hissi, boyun ve kaslarda gerginlik, bağırsak düzensizlikleri şeklinde sıralanabilir.

Sıklık: Kaygı bozuklukları çocuk ve ergenlerde en sık görülen psikiyatrik bozukluklar arasında yer alır. Toplum genelinde yapılan çalışmalarda çocuk ve ergenlerin %5-18’ inde en az bir kaygı bozukluğuna rastlanır. Sıklık genellikle yaşla birlikte artmaktadır. Bu da çocuklarda yaşla birlikte gelişen bilişsel işlevler, olası tehditlerin sonuçlarını anlayabilme becerilerinin artması, bu tehditlerle ilgili daha negatif sonuçlar düşünme, gelecekteki olasılıklarla ilgili farkındalıkların yükselmesi gibi durumlarla açıklanabilir.

Sınıflama: DSM-5’ te yer alan kaygı bozuklukları ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

  • Seçici Konuşmazlık (Mutizm)

  • Özgül Fobi

  • Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi)

  • Panik Bozukluğu

  • Agorafobi

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB)

Ergenlerde özgül fobiler, ayrılık kaygısı ve yaygın kaygı bozukluğu en sık görülen kaygı sorunlarıdır. Ayrılık kaygısı bozukluğu diğerlerinden daha erken başlangıçlıdır. Ayrıca küçük çocuklarda büyüklere göre daha farklı ve fazla belirtiler bulunur. Tersine büyük çocuklarda küçüklere göre yaygın kaygı bozukluğu daha fazladır

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı